Havasız Ambalaj
Sıradan bir kavanoz her açılışta havayla dolar; standart bir şişe de pompalananın yerine hava çeker. Havasız ambalaj bu alışverişi ortadan kaldırır. Yaygın iki tasarım şudur: ürün azaldıkça yükselen pistonlu sert bir tüp ve sert bir kabuğun içinde büzülen esnek bir iç torba.
Gerekçe kimyasaldır. Oksijen, en kararsız ve en çok pazarlanan içerikleri bozar: askorbik asit kahverengileşir, doymamış bitkisel yağlar acılaşır, retinoitler ve bazı polifenoller etkinliğini yitirir. Işık geçirmeyen havasız ambalaj ayrıca aynı tepkimelerin birçoğunu tetikleyen ışığı da keser. Bu formüller için kap, sonradan akla gelen bir şey değil, formülasyonun parçasıdır.
Bir de hijyen savı vardır. Kavanoz her kullanımda parmaklarla buluşur ve koruyucu sistemi belirli bir raf ömrü için sınanmış bir ürüne cilt florası ekler. Havasız pompa bunu tümüyle önler; az koruyuculu ya da koruyucusuz bazı ürünlerin var olabilmesinin bir nedeni budur.
Bu hiçbir şeyin garantisi değildir. Zaten kararsız olmayan bir formülün etrafındaki havasız ambalaj, faydasız bir maliyettir; şeffaf bir havasız şişe ise ışık korumasını geçersiz kılar. Yararlı soru şudur: kap içindekiyle uyuşuyor mu? Şeffaf damlalıklı bir kaptaki C vitamini serumu fark edilmeye değer bir tasarım kararıdır; sıradan bir nemlendiricinin üzerindeki ışık geçirmez havasız pompa ise özel bir şey ifade etmez.